13/10/2005

ŞİİRSEL BİR TESADÜF…

 

 

Ya deli eder şu şairler insanı.

Tesadüfe bak, tesadüfe!

Tam Attila İlhan ağabeyin Aşiyan'da toprağa verildiği gün, yani bugün, 13 Ekim 2005 tarihinde, bundan bundan 49 sene önce, yani 13 Ekim 1956 tarihinde, Viyana'da, kim göçtü bilin bakalım ebediyete.

 

Hadi yorulmayın, ben söyleyeyim size : Cahit Sıtkı Tarancı.

Hani o                                                                                                                                                                    :

"Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'ta;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan."

diyen güzel insan, büyük şair.

 

4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da başlayan hayat yolculuğu 46 yıl sonra Viyana'da son buldu. Ne yani, ne sanıyordunuz, durup dururken yazılmıyor "Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder./…Dostlarla da ayrıldı yollarımız bir bir; / N'eylersin ölüm herkesin başında./Uyudun uyanamadın olacak./Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?/ Bir namazlık saltanatın olacak./Taht misali o musalla taşında" mısraları. Kelimeler basit ve sıradan. Hadi alın kalemi elinize, getirin bakalım yanyana kolaysa!

 

Cahit ağabey : Bak Attila İlhan ağabey de geldi yanına.

Biz biraz daha yalnızlaştık burada.

Sizleri çok özlüyoruz özlemesine de, siz bizi pek özlemeyin olur mu?

Bırakın biraz daha çekelim şu dünyanın kahrını…Sizleri okuyarak, sizleri anarak…

Tüm şairler, tüm güzel insanlar, nur içinde yatın orada…

 

Yakup YURT

Brüksel, 13 Ekim 2005



17:06 Écrit par WALTER-YAVUZ | Lien permanent | Commentaires (0) |  Facebook |

Les commentaires sont fermés.